Minik kardeşin minik şoveni
Tuesday, March 31, 2009 | Posted by Tugc at 4:42 AM | Labels: içsel, kadınlar ve erkekler and it's all mistery
Bugün tatil olsa ne güzel olurmuş
Monday, March 30, 2009 | Posted by Tugc at 7:20 AM |
Bugün tatil olsa ne güzel olurmuş
Ne yazardım?
Saturday, March 28, 2009 | Posted by Tugc at 8:28 PM | Labels: mim
Ludmilla beni mimlemişti ve aslında tam o sırada düşündüğüm şeylere denk gelmişti. Kendime her iyi ve çok kitap okuyan kişilerin kitap yazma hayalini kurup kurmadığını, çok kitap okuyan birinin sadece "benim görevim okuyucu olmak" demesi de aynı eşlikte bir durum mu diye sorarken işte.
Ne yazardım?
Bilinçaltından sayfaya düşenler
Friday, March 27, 2009 | Posted by Tugc at 3:37 AM |
Bilinçaltından sayfaya düşenler
Beyaz-benekli-banabenzerkedi
Wednesday, March 25, 2009 | Posted by Tugc at 5:50 AM |
Beyaz-benekli-banabenzerkedi
Power me puff
Tuesday, March 24, 2009 | Posted by Tugc at 4:18 PM |
Power me puff
Herkesin Got Milk? reklamı olabilir.
Friday, March 20, 2009 | Posted by Tugc at 10:51 PM |
To Tattoo or Not to Tattoo?
Thursday, March 19, 2009 | Posted by Tugc at 8:57 PM |

Godard babadan ogrendik, baslik bir soru degildir. Kendi kendime 'to tattoo or not to tattoo' diye sarki uydurmaya baslayip soylerken, nereden nereye tabii. Ne olacagimiz da belli degil zaten, degil mi? +Hem gercek hem metaforik duzlem. Kadere inanmiyorum, o ayri. Bu da geriye bir tek sey birakiyor. Kafa sagligi, impulse fevriligi... (Sacmalamak guzeldir, Omo...)
-" 'To be or not to be', that is not really a question" diyen yonetmen ve elestirmen Jean-Luc Godard'in dilime uzun suredir pelesenk olmus bu cumlesinden esinlendim kisacasi. ('Olmek ya da olmemek', iyi de bu bir soru degil ki..) Godard'la tanismam da aslinda sanat tarihi okuyan bir arkadasimin tezini anlatmasiyla olmustu 2-3 sene once. Kendisi Nouvelle Vague(Yeni Dalga) akiminin babalarindan bir sahsiyet olmakla birlikte, Holywood'a bir antitez olarak gorulur.
"Guzel kadinlar, sirt sivazlayan gorseller, botoxlu amcalar ve abiler olmadan da, cirkin adamlar ve kadinlar, rahatsiz eden goruntuler, yerimizde huzurlu oturmamizi engelleyecek senaryo, dusunce ve gorsellerle de iyi film yapilir. Huzur bozmak iyidir" dedigini de farzedebiliriz.
Bu aralar ardarda Brecht, Camus okumus oldugum dusunulurse (1 haftalik tatilden faydalanarak); kafamda Godard tohumlarinin yesermesi o kadar sasirtici gelmiyor. -'Varoluscu' bir manyak olup cikacagim bu gidisle.- 2 filmini izledim su ana kadar, birini anladim, digerini hic anlamadim. Sanati cidden sanat icin yapmis ama bana sorarsaniz bu da bir sorundur ama bana sorulmasini da bekledigimi sanmak fazla pohpohlamak olurdu beni, degil mi? -Godard'in o filmleri niye yaptigini anlasam da, filmdeki gorselleri birbirine baglayan gorsellik ve konusmalar kafami feci kurcaliyor. Kimse de benden elestirmenlik beklemiyordur zannediyorum.-
Ancak su da var ki, Godard'in fikrine benzeyen filmler yapan ve cok daha anlasilir olmayi basarabilmis bir kisiyi daha biliyorum.
Pedro Almodovar. (Hayran oldugunu soyleyip, aslinda taklitten oteye cok da gidebildigini dusunmedigim Ozpetek ise, bence Almodovar'i biraz yanlis algilamis olanlardan.) Bu da soyle oluyor ki, Almodovar'in film yapmasi, escinselligini ortaya cikarmasindan cok, degisikligi cok de sevmeyen insanlara, "buyrun" demek, Godard gibi huzurlarini bozmaktir. Tavsiye isteyenler icin, Todo sobre mi madre derim baslangic olarak(`Annem hakkinda her sey` diye mi cevrildi bilmiyorum ama tam anlami `Hepsi annem hakkinda` sanirim)... )
Neyse.
"To tattoo or not to tattoo" dan nerelere geldim.
Resim yetenegim sifir oldugu icin, dovme dizaynlari fikirleri ihtiyacindayim. Aniden yeni bir dovmeye karar verme aninda hazirlikli olmak bakimindan. Fevri olmak istemiyorum. Biliyoruz.
![]()
To Tattoo or Not to Tattoo?
Kademeli gri
Tuesday, March 17, 2009 | Posted by Tugc at 7:06 AM | Labels: icsel
Kademeli gri
Camus...
Monday, March 16, 2009 | Posted by Tugc at 7:12 PM |
"Camus'yü niye seviyorum?" diye soruyorum bazen kendime.
Camus...
Şiir gibi, kedi gibi, kedi gibi şiir
Tuesday, March 10, 2009 | Posted by Tugc at 5:00 AM | Labels: mim
Şiir gibi, kedi gibi, kedi gibi şiir
Keep your fingers crossed that He says "Cleveland"
Friday, March 6, 2009 | Posted by Tugc at 6:34 AM |
Keep your fingers crossed that He says "Cleveland"
Bitch!
Wednesday, March 4, 2009 | Posted by Tugc at 12:44 AM | Labels: icsel
...
And sometimes i just wanna bitch at people. Bitch at myself, bitch at my room, my clothes, my carpet, my desk, my wall, my bed, my contact lenses, computer-wannabe.
After being done with stuff that are only under my possession, passing on to others.
Here it goes.
Bitch at my old friends, my new friends, all the people around who somehow might have annoyed me at a certain point in time.
Bitch at all those who caused me to be sense-less during the most necessary times of being passionate.
Bitch reasonably or without any reason.
But just bitch bitch bitch.
Scream, yell, swear...
Hit, break, tear,
Throw, try, tire...
Till the last piece of the feeling
which arises from undeserved silence,
undeserved loneliness, undeserved rejection
and under-reserved ejaculation of feelings,
disappears...
![]()
Bitch!
For thou art!
| Posted by Tugc at 12:09 AM | Labels: karalama

Can sikintisi, bilgisayar bozuklugu, romeo-juliet analojisi, anlatim yorgunu, anlam sapmasi, sacmalama gereksinimi, kelime zorlamasi, dudak anatomisi, ses ikilemi, sessizlik emeklemesi.
Ve neden her arkadas toplantisindan sonra benim soyle bir fotografim oluyor?
Icim sikiliyor.
Love goes toward love, as schoolboys from
their books,
But love from love, toward school with heavy looks.
-Shakespeare, Romeo and Juliet
For thou art!
Mart...
Monday, March 2, 2009 | Posted by Tugc at 8:04 AM |
Bak, ne demiş atalarımız -arada bir doğru söyledikleri de yanlış bildiklerine eşit olabiliyor- "mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır." Kundaklama işlerinin hepsine karşıt, insancıl bireyler olmaya başlayalım, kazma kürek yakmak yerine, mart kapımıza "Rahmi" ve "arkadaşlarını" getirsin. *Tanıştırayım, Rahmi Şengüler, fotoğraftaki bey kendisi.*
Mart...









