Toz izleyen Salem
Friday, May 29, 2009 | Posted by Tugc at 6:25 PM | Labels: içsel
Oh Wow!
Wednesday, May 27, 2009 | Posted by Tugc at 11:28 AM |
Kumdan kaleler
Sunday, May 24, 2009 | Posted by Tugc at 10:44 PM | Labels: hayaller nasıl korunur?, içsel, yeni hayat
Kumdan kaleler
1-2-3-4!
Friday, May 22, 2009 | Posted by Tugc at 11:31 PM | Labels: alıntı
Pamuk şekersiz asla!
Thursday, May 21, 2009 | Posted by Tugc at 7:18 PM |
Pamuk şekersiz asla!
19.5
Tuesday, May 19, 2009 | Posted by Tugc at 12:22 PM |
19.5
Adaptasyon
Sunday, May 17, 2009 | Posted by Tugc at 6:46 PM | Labels: içsel, yeni hayat
Adaptasyon
24 saat beklemenin lafı mı olur, sen de...
Tuesday, May 12, 2009 | Posted by Tugc at 5:43 AM |
Şu anda benim akıl erdiremediğim iFod(!?) üzerinden derin teknoloji olaylarına giriş ile elde edilmiş bir internet cambazlığı sayesinde bu satırları yazıyorum ve siz bu satırları okurken ben gerçekten çok uzaktayım, hatta istesem de yakınlaşamıyorum. Ben bu satırları yazarken benimle birlikte harap ve bitap düşmüş olan Y., hanimiş jfk'mizin şirin foodcourtunun bir köşesinde uyuma çabaları veriyor; ben de eşya nöbetçiliği görevimi alnımın akıyla sürdürmeye çalışıyorum.
Ama ben sabahtan sıcak su bile bulamadığımdan anlamıştım bir şeylerin ters gideceğini. Önce Richmond'daki paçoz Delta görevlisiyle sinir harbi yaşadık, kendisinin "kişi başına düşen ağırlık" konusundaki algılama sorunu sebebiyle. Şöyle ki, kişi başına düşen ağırlığı ikiye bölüp teker teker gruplarda değil ama ağırlığı toptan hesaplıyoruz, toptan ağırlıkta sorun varsa "seni terbiyesiz namussuz ahlaksız, bu ne cürret, 2lb fazla ha, bu bana ve takımıma hakarettir" tadında bir paçozlaşma hali nispeten -kilo fazlasına göre- haklı duruma geliyor. Ancak, toplamda üst sınırın 5lb altındaysak, bunu yapmooruz yahu, o kadar zor değil bu toplama işlemi, cidden.
Senelerin uçuş tecrübesi sahibi bir insan olarak, beraber yürüdük ve büyüdük biz bu yollarda kendisiyle, uluslararası uçuşların a-b-d kolu yada onunla bir ilgisi varsa şayet, aktarma aralarında 2 saat olmasına dikkat edin. Az önceki sululuğum bir yana -malum saatlerin uykusuzluk-yorgunluk-bezmişlik üçlüsü kolay değil- bu konuda ciddiyim. New York JFK olsun, Chicago O'Hare olsun, bu gibi büyük havaalanlarında uçuşlar inanılmaz düzensiz, kapılar çok sık değişiyor ve etraf insan kaynadığından uçuş görevlileri de 'sinir bozucu'laşıyor.
En kötüsü de bizim bugün içinde bulunduğumuz durum; hava şirketini birebir ilgilendiren sorunlar dışındaki hallerde kalacak yer vermiyor. Hava şartları, kabin sorunu ya da uçakla ilgili sorunlarda bunun kendileriyle ilgili bir sorun olup, bundan kaçamayacaklarını bildiklerinden istediklerinizi yapmaları çok daha kolay. Ha, otel filan ayarlamamak için uğraşacaklardır ama yılmayın, çünkü yapmak zorundalar. Fakat tıpkı bizim TCK dekoltemiz gibi, Delta (ve diğer hava şirketlerinde de aynı)uçuş yasalarında da "To compensate for passenger inconvenience, as a result of Delta irregular operations, Delta reroutes, retickets, and under certain circumstances pay for hotel, ground transportation, communications, and meals." gibi bir dekolte bulunmakta ve "bizim canımız isterse" anlamına gelen "under certain circumstances" yüzünden bir şey yapamayıp, saçbaş yoluyoruz. Mesela bugün bizimkinin sebebi, "hava trafiği"ydi. Uçakta öyle oturduk kaldık 1 saat ve bu sebeple diğer uçak kaçtı. Ardından 2.5 saat kadar yeni uçak bulmalı mı bulmamalı mı oyunundan sonra, ertesi güne ayarladılar ama "excusez moi, kalacak yeri hakedecek bir şey" yapmamışız, ondandır hanimiş jfk'mizin tatlı foodcourt'u.
Neyse... Yarın ne olacak bilemem. Şimdi beynimin çalışmadığı anlarda uyanık tutması amaçlı, az önce satın aldığım glamour ile, beynimin çalıştığı ve algılarımın açık olduğunu hissettiğim anlarda da yine aynı yerden satın aldığım, abd'nin ve dünyanın her bir yanında monopolist ışıltısıyla (!?!!) göz kamaştıran medya dünyasının dergi kategorisine dahil olan Foreign Policy bana eşlik edecek.
24 saat beklemenin lafı mı olur, sen de...
And I made it...
Monday, May 11, 2009 | Posted by Tugc at 5:23 AM | Labels: içsel
And I made it...
Git, kal, dön, alış
Saturday, May 9, 2009 | Posted by Tugc at 8:14 AM | Labels: geri dönüş, içsel, toplanış, yeni hayat
Git, kal, dön, alış
Aaa ne şirinmiş!
Friday, May 8, 2009 | Posted by Tugc at 7:24 AM | Labels: çocuk
Aaa ne şirinmiş!
Gölge
Thursday, May 7, 2009 | Posted by Tugc at 6:49 AM | Labels: içsel
Gölge
Uzun zamandır aldığım en tatlı voicemail
Wednesday, May 6, 2009 | Posted by Tugc at 8:44 PM |
Uzun zamandır aldığım en tatlı voicemail
Yaz-a-ma-mak üzerine olsa da...
Tuesday, May 5, 2009 | Posted by Tugc at 1:16 AM | Labels: kitap
Yaz-a-ma-mak üzerine olsa da...
"Gollum gibi olmak" ya da olmamak
Sunday, May 3, 2009 | Posted by Tugc at 9:49 PM | Labels: beni benden alanlar, pazar yazısı
"Gollum gibi olmak" ya da olmamak
Aklıma geldi
Saturday, May 2, 2009 | Posted by Tugc at 7:25 PM | Labels: içsel
Aklıma geldi
Makul derken?
Friday, May 1, 2009 | Posted by Tugc at 7:04 AM |
Makul derken?










