Böyle bazı dönemler oluyor, tabiri caizse -bu kalıbı ilk defa kullanmaktan dolayı içimdeki kıpır kıpırlık, geri kalan her şey için blogcard- bokumla kavga edebilirim. Hatta etmek de istiyorum yani. Çevremdeki neredeyse herkes, hatta bazen evrensel küme içindeki en minik partikül bile, sinirime dokunuyor. En yakın arkadaşlarımdan birinin, diğer bir yakın arkadaşıma karşı kendini savunamamış olması mesela. Haddimi bilmesem ve x arkadaşımı (cümlenin başındaki "en yakın arkadaşlarımdan biri" olan hani) yok sayıp, onun kişilik haklarına tecavüz edecekmiş gibi hissetmeyeceğimi bilsem, sanki haksızlığa uğrayan çocuğunun elinden kaptığı gibi "kim yaptı ha, kim yaptı, çabuk göster" diyen cazgır anne modeline bürünevereceğim. -Ve bunu yaparken ruhum duymayacakmış gibi. Annelik garip bir şey zaten bu bakımdan,o konuya girmiyorum. - Bu gereksiz "saygı"dan ötürü yapmayınca ise, sinirim sanki daha mı azalıyor? Yoo. Karşımdaki hissetmiyor, hepsi bu. X arkadaşım, Y arkadaşıma karşı "uğraşmayacağım" dedi diye, "Y" kendinde inanılmaz bir "ama benim süper düper haklı yanlarım var" diye ortalıkta dolanıyor. X'in bu sinirimi bozan sessizliği Y'nin "feci iyi niyetliliği"ni vurgulayıp vurgulayıp duruyor. Bense bu anlarda, ikisinin kafasını da birbirine tokuşturmak istiyorum. Diyorum ya, çok garip bir his.
Diğer kötü yanı, birilerinin beni sevmesi gerektiğini düşünmememden kaynaklanıyor. Yani kardeşim, sen beni sevsen n'olur, sevmesen n'olur diye düşünüyorum bir dolu "tanışıklık" için. Ya da mesela -böyle bir kalıp olduğu hakkında ciddi şüphelerim var, bence yok ama ben yazdım, olacak artık, idare ediverin- çocukken oyun oynamışlığımın olduğu ve öğretmeniyle kıskançlıktan yanıma gelip de "sınavdaki sorular yanlıştı, senin birinciliğin geçersiz, hıh" diyen çocuklara karşı o zaman beynim safsa, büyüyünce de saf olmak zorunda mıdır? Değil bence. Sonradan çocukluk arkadaşlığı sıfatına abanmasını kinayelere dolayarak, "3. kişiler laf taşımış, beni o yüzden aramamış olabilirsin." deyip de, aslında kendi "medeniliğine" methiyeler düzerek, "kızım ve gelinim, sarılın bakayım, ikiniz de boksunuz, heheh" yapmak... Hoşlanmıyorum ya ben böyle şeylerden, bu kadar basit. Seninle konuşmuyorsam, canım istemediğindendir yani. Barbar da olabilirim bunu yaptığım için, sorun değil. Yalancı-riyakar-sahtekar olarak gülüyormuş gibi yapacağıma, barbar olarak; hatta onu geçtim evrimin ilk ucuna dayanan muzseverlerden biri de olabilirim, hiç sorun değil; hayatıma kendimi severek devam edebilirim. O kadar büyümüşlüğüm var, kaldırabilirim bunu ben, merak etme.
Ah Hüsnü, çok zor bu işler şekerim.
Daha çok yazabilirim de, sigara molası çekti canım, gidiyorum ama geleceğim.
Hoşçakal, öptüm.
