Fasine

Friday, September 26, 2008 | |

"Fascinate" kelimesinin türkçede olmaması üzücü. Çünkü az önce yazdığım bir sürü kalem ve bir sürü kitabı birarada görmenin bana verdiği duygu tam olarak bu kelimeyle açıklanıyor.
Bu hisse zaman zaman çok aptal şeylerden dlayı kapılabildiğimi gördüm. Mesela su kaynatırken, kettleın içini fazla doldurunca, suyun kaynamasına yakın saçma bir telaş oluyor, su o ufak delikten taşacak mı yoksa taşmadan yakalayacak mıyım diye. Sonra o su böyle fıngırdayıp fingirdemeye başlıyor, kıpır kıpır oluyor kapalı kaldığı ısıtıcının içinde ve aynen ben de kapalı kaldığım bu okul sınırları içinde öyle kıpır kıpır "fasine" (fascinate'i geçen seneki çevirmelerim gibi çevirdim, buyrun) oluyorum.
Share/Bookmark

4 comments:

Furkan said...

Bu kelime için; "büyülemek, hayran bırakmak" karşılığı çok mu kötü duruyor ya da sizin hislerinizi tam olacak karşılayacak gerçekten bir fiil yok mu Türkçe' de biraz daha dikkatli araştırma lazım sanırım.

Kettle yerine "ısıtıcı" kelimesi de gayet makul. Dlayı yerine "dolayı" da öyle.

Bir de yabancı kelimelerden sonra kesme işareti kullanılacağı zaman, okunuşa göre değil yazılışa göre ek koymak daha uygun Türkçe açısından. ("fascinate'yi")

Son olarak illa fasine olacaksanız fasinating olun daha iyi. :)

(Bu mesaj gerginlik içermemektedir.)

Ms. Parilda said...

Evet o karşılık çok kötü duruyor. Çünkü "fascinate" o kadar da aşırı anlamda kullanılmayabilir, özellikle benim anlattığım şeylerde. Onların bir altı, heyecenın bir üstü.

"Fascinating" olmak gibi bir derdim yok bu arada. İnsanlar kendi kendilerine ancak "fascinated" olabiliyorlar bildiğiniz üzere, ancak ben fasine olmayı daha çok sevdim.

Kettle yerine su ısıtıcısı kelimesini kullanabilirdim ancak cidden hiç içime sinmedi, çok zoraki bir kelime sanki. Heater-Isıtıcı, radyatör gibi şeyler için kullanılıyor daha çok.
Böyle bakarsak o zaman taytlara da bacaksaran filan demek gerek, gördüğünüz üzere oldukça anlamsızlaşıyor.
Gergin olarak cevaplayabilirim ki, gecenin bir yarısı saçmalamalarında o zorlamaya girmek düşünceleri kesintiye uğratan bir şey.

Furkan said...

Kuzey Amerika' da yaşadığınıza göre rahatlıkla İngilizce bir günlük de tutabilirsiniz. Zaten mesajınızdan da anlaşılıyor bu.

Isıtıcı kelimesini eleştirirken tayt=bacaksaran esprisinden örnek vermeniz, "otobüs=çok oturgaçlı götürgeç" ile dalga geçmeye benzedi sanki biraz.

Isıtıcı kelimesi, ilk gördüğünüzde de aklınıza gelebileceği gibi bir şeyin sıcaklığını yükselten alet anlamına gelmektedir. Daha eksik ya da fazla değil. Zaten "su kaynatırken, su ısıtıcısının içini.." demenize gerek yoktur. Deseniz de yanlış olmaz. Ama yani yeri yok "kettlea, kettlenın" gibi kelimelerin Türkçe' de. Kettleye, kettlenin deseydiniz belki tartışılacak bir şeyler olabilirdi ki, o da yersiz olurdu.

"Fasinating" esprisini, yazınızı ve ilk yorumu okuduktan sonra bir daha okumanızı tavsiye ediyorum, çünkü anlamamışsınız tam olarak. Türkçe' nin yapısıyla ilgili bir espri yapmıştım orada.

Gece yarısı ? :) Pekala.

(Bu kadar gergin bir cevap alacağımı düşünmemiştim bir de. "Dlayı" kelimesini düzeltmemden ötürü ise, sadece biraz daha dikkat çekmek istememdendir o. Yazılarınızı okuyan biri olarak söylüyorum bunları, girip arada laf çakıp çıkmak için söylemedim.)

Ms. Parilda said...

İngilizce bi günlük tutmak istemiyorum ama bazı kelimelerde, ki bu sadece kettle gibi Türkiye'de de kullanılan kelimelerde oluyor, okunduğu gibi ekler koyuyorum.
Okuyucusunu azarlayan yazar olmaz, çok ayıp bi şey, ben de şaka yapmıştım ama madem beni okuyorsanız, o zaman bu kelimeleri bilerek öyle yazmış olduğumu, arada bu tip gevelemelerim olduğunu da hatırlamanız gerekli. Yani aslında gerekli değil de, neyse, bağlayamadım.
Fasinating kelimesini anlamış değilim, hatta bilerek mi "fasinating" yazıyorsunuz, "fasCinating" yerine merak ettim.
Okuyun geçin bu 7 postu, kendi kendime konuşuyorum sonuçta. Çok üzerinde durursanız, benim gibi deli olursunuz, tanrı korusun.

Related Posts with Thumbnails

Arşiv