Süperman
Saturday, November 21, 2009 | Posted by Ms. Parilda at 1:26 PM | Labels: icsel, organize işler, superman
Geçip gitmesinde en ufak bir sakınca görmediğim -'günler geçiyor ve ben yerimde sayıyorum sanki' düşüncesi dışında-geçtiğimiz hafta Türkmax'de 1550milyonuncu kez yayınlanan Organize İşler'e takıldık. Aile-cek. O günden beri kendimle süperman karakterinin bir sahnesiyle özdeşleştiriyorum; hani süperman'in feci becerikli olacakmış intibası bırakarak, çalıntı arabayı ve çalması gereken parayı elinden aynı anda kaçıran adama 'ben olsaydım şöyle şöyle yapardım, olmamış' dediği sahne. -Sonradan öğreniyoruz ki; süperman birçok şeyi aslında yapabilme kabiliyetinde değil.- Bu günlerde, durumu çalmak yerine, kayda değer bir şeyler yapmak olarak değiştiriyorum; ve her seferinde, utanıp sıkılmadan, kendimle karşılaşıyorum.
Ben çok sık yaşardım bunlardan da; çaktırmazdım.
Friday, November 20, 2009 | Posted by Ms. Parilda at 4:54 PM | Labels: içsel, ya da batan geminin malları bunlar
Uyuyamadığım geceler olurdu; sayısını hiç bilmediğim, hiç saymadığım, saydığımda ortaya çıkabilecek sayının fazlalığından korktuğum... Laptop kucağımda, belki ellerimin arasında yatakta benimle kitap gibi daha çok sola ama bazen de sağa dönüp dururdu. Işığı gözüme çarpar, uykusuzluğumu daha çok aklıma getirir, beynimi daha çok yorar, daha çok düşündürür, bekletir, bekletir ve mutsuz son: daha çok bekletirdi. Uyumadıkça uyuyamamak diye bir şey vardı ve bu dünyanın belki de başa en bela şeylerinden biriydi kişisel bazda. Uyuyamadıkça ağlamaklı olur, biraz içimden efelenmeye çalışırdım o ağlamaklı halimi yenmek için; biraz da saçmasapan bir özgüven yaratırdım bundan. Zamana yenik düşmüyordum işte sözde, gündüzleri birkaç saat uyku yeterdi, gözlerde az morluk olması düşünen insanın işaretiydi. Unuturdum uykusuzluktan tabii, çok düşününce daha da mutsuzlaştığımı.
| Posted by Ms. Parilda at 3:42 PM |
Dönemsel olarak farklı farklı kişilere kıl oluyorum. Huy haline geldi.
Şimal
Thursday, November 19, 2009 | Posted by Ms. Parilda at 11:27 PM | Labels: geri dönüş, kuzey ışıkları, ya da batan geminin malları bunlar
Bundan 5 sene öncesine giden bir zaman makinası yapılmış olsaydı eğer; şimdi birileri benim camıma vurup, "northern lights" diye böğürüyor olur; buna benzer cam vurmalarıyla irkilen bir sürü insanın, bu kez kaç tane ve hangi renklerde kuzey ışıklarını görecekleri merakıyla kendini dışarı atmasını izliyor olurdum.
All that jazz
| Posted by Ms. Parilda at 7:24 PM |
-3 vakite kadar diye beni inleten telekom sonunda 3 vaktini doldurdu gibi görünüyor.
-Yani?
-Yani, geri döndüm.
-Yani?
-Yani, geri döndüm.
Bu arada; allah ve azrail are now following me on twitter.
Subscribe to:
Posts (Atom)

