Pamuk şekersiz asla!

Thursday, May 21, 2009 | |

İki senedir garip bir şekilde yine 19 Mayıs törenlerinin içinde buluyorum kendimi. Geçen sene Bodrum'a benim Norveç'teki okuluma kabul edilmiş birine yardımcı olmak için gitmiştim, çocuk 19 Mayıs göstericisi çıktı, en ateşli 'ben türk askeriyim', 'tüm yunanlıları da vurup kurtarırım yurdumu ve şehit olurum heheyt'cisinden hem de. İronik olansa kabul edildiği okulla kendi hali,tavrı idi ama neyse. Bu sene de kardeşcağazım dans ediyordu, o yüzden gittim. Hayır, yani öyle 19 Mayıs özlemim filan da yok ki içimde, lise de biteli çok oldu, anlayamıyorum.

Ama şu var ki; bu sene 19 Mayıs'ın anlamı kesinlikle 'KOLBASTI'dır. Kolbastı, senelerin zeybek dansının yanında bile yer bulabildiğine göre, türk gençliğinin de kendini emanet ettiği tek kavramdır artık, bu böyle biline!

Buna ek olarak da, birinin çocuklara-ergenlere-gençlere ve kendini genç hissedenlere, şiir-gençliğe hitabe-gençliğin kopyalanmış ve sanki ne düşündüğü önemliymiş ve dinlenecekmiş gibi yaparak söylediği cevabını okutan 'genç'lere ve 'coşku'yla okunması gerektiğini tembihleyen öğretmenlere 'coşku' kavramını tekrar anlatmalı, öğretmeli ve gerekirse 'oha coşku değil, havlama oldu bu' demekten sakınmamalıdır. Mesela 2 gün önce okuyan 'genç'in boğazı yırtılmış olmalı. Ama tabi çocuğa kızmıyoruz, "ver coşkuyu kızım, ver coşkuyu" demişler ki, fazla coşku o günlere getirmiş. Ayrıca, sayın devletli, valla daha güzel şiirler var ya, TRT'den ezberlenmesi için yayın yapıyormuş gibi nedir bu aynı şiirler senelerdir, söyleyebilir misiniz?

"Halkımız, birlik" öhöm, "beraberlik"..."Bir berber"- pardon yanlış oldu, bağışlayın.
İnsanlar çocuklarını izlemeye geliyorlar sadece zaten, çocuk söylüyor kaç gibi çıkar, anne filan da geliyor, biter bitmez de kaçıyor zaten. Çünkü;
1. Söylenenler tırışkadan
2. Zaten her sene aynı şiirler.
3.Anne-Baba lise yıllarından prova etmiş zaten "uygun adım, marş!"ını.

Biz kardeşimin her hareketinin cilvesine ve güzelliğine -tütütü- bakmaktan, yapılan şekillere filan bile odaklanamamışız, sonradan o söyleyince "aa, öyle mi?" dedik. Hah bir de bayrak-balon'cu vardı sürekli dolanan -ikisi bir arada,evet-, arkamdan tepeme çıkmasına ramak kalan çocuğa "bayrakbalon" dedim, korkup, sustu. Bir de pamuk şeker yedim. Günün anlamı kesinlikle "pamuk şeker"di evet!

Kolbastı diyordum. Burda ondan önce de gençlik "eller havaya"kimliğini ailelerine göstermek amacıyla, pireyi deve yapan 'dilli düdük'e kızdıktan sonra sevgilisini koluna takıp, Bebek'te 3-5 tur attı ve sonra da bu yorgunluğa dayanamayıp "hayat beni neden yoruyorsun?" diye isyan etti.
Ege olunca böyle oluyor sanırım.

Share/Bookmark

2 comments:

Merve said...

19 mayıs deilde..MUSTAFA KEMAL özlemii var..

Ms. Parilda said...

Valla gördüğüm şey pek Mustafa Kemal özlemi falan da değildi. Ayrıca gerçekten böyle ve haklı bir özlemin olduğuna ben inanmıyorum. Oturup mesih bekler gibi beklemenin, sürekli özlemi dile getirip pasif pasif inisiyatif çürütmenin ne tarafı özlem belirtir, saygı belirtir göremiyorum çünkü. Bundan 70-80 sene öncesine durmadan ağıtlar yakan bir toplumda sorun vardır bence. Bir düşünceye, bir kişiye saygı-özlem-sevgi-inanç o kişinin ve düşüncenin yaptıklarından çok "daha fazla ne yapılabilir de 70 sene öncesi değil, 70 sene sonrasını rahatlatır" çalışmasını gerektirir. Gerisi dinlenmeyen boş laflar ve şiirler ile böğürden çıkan ulumalar olarak kalıyor malesef, üzüntü veren bu bence en çok.
19 Mayıs'ı kutlamayı haklı kılacak bir gençlik yetişmiyorsa, kutlanacak şey 3 şiir, 2 gözyaşından öteye gidemez ki...

Related Posts with Thumbnails

Arşiv