Beynim nefes alabiliyormuş

Friday, September 5, 2008 | |

Harry Potter'ın yayınlanmış olan son filminde (Order of the Phoenix, aka Türkçe başlık: Zümrüdüanka Yoldaşlığı) ve 5. kitabında bittabi, Voldemort ile savaşma sahnesi vardı. Voldemort, Harry'ye inanılmaz acı verebiliyor ve içindeki kötü anılarla onu ele geçiriyor gibiydi.
Dumbledore, o anda Harry'ye mutluluk ve sevgi dolu anlarını aklına getirmesini söylüyordu. Ve sayın Potter da o şekilde ruhunun ele geçirilimesinden kurtarıyordu kendini. Kötü anıların her biri içinde iyileri, güzelleriyle savaşıyordu.

Harry Potter'a o kadar da saçma bir büyücü hikayesi, klişelerle bezenmiş demek, hakaretten öteye geçemeyen bir eleştiri olabilir ancak. Ben ki halk tabiriyle "sevgi kelebeği" sayılabilecek ve sayılmayı isteyecek son canlılardan birisi bile, o mutluluk ve sevgi dolu anların, kötülerle savaşına taptığımı farkettim.

Migrenim tuttu. 2 saattir önümü göremez durumdayım. En kötüsü de ağır migrenlerin, en az ağrısı kadar başa bela mide bulantısı. Gözlerimi zor açıyorum ve başımı yastıktan zor kaldırıyorum. O anda, aklıma güzel şeyleri getirmeye başladım. Oturup konuşmaları, denizi, muzurluk hallerini, gülüşmeleri... Ağrı geçmedi, evet. Ama azalmaya başladığını hissettim işte aklımda bunlar oynarken. Gülünç bile denilebilecek şekilde, kendimi Harry'nin Voldemort'laki savaş halini anımsarken buldum. Onun gibi bir şeydi. Belki de ben uyduruyor, saçmalıyorumdur. Ancak, aklıma gelen şeyler sanki beynimdeki kasları gevşetiyor. Sanki beynimi ve içimi nefes aldırıyordu.
Ve bu ağrı içinde, kalkıp bunları yazabilecek duruma geldiysem, bu sadece benim kurgulamam, uydurmam da olamaz galiba. Nefes alıyorum. Düşündükçe nefes alıyorum. Düşüncelerim nefes almamı önlerken, bana nefes aldıran düşüncelerimin yer etmeye başlaması ne kadar güzel bir hismiş.

Ben denizi istiyorum, bisikleti, kumu, bikinimi, mavi şortu, pink floyd division bell'i, deniz kıyısındaki bankı, gözlerimden yaş gelinceye kadar gülmeyi, hayatı. Allahım, nefes alabiliyormuşum, gerçekten. Beynimin nefes aldıran düşünceleri varmış. İnanabiliyor musun?
Share/Bookmark

3 comments:

miss marttle said...

reiki, yoga falan, bilumum uzak doğu felsefesinin özünü keşfetmişsin. kendi kendine enerji göndermişsin, düşünce gücüyle acıyı yenmişsin falan. sen artık bir gurusun tuğçe.

Ms. Parilda said...

Çok fena bir şey oldu bu guruluk, evet.

mermaid said...

mümkün tabi ki bu:)

Related Posts with Thumbnails

Arşiv