House M.D. evhamları

Friday, April 10, 2009 | |


House M.D dizisini izleye izleye daha da hasta oldum yemin ederim. Sapasağlam insanlar, hapşurukla girip -tanı karmaşası sonucu yanlış tedavilerle- yarım bir pankreas, gereksiz yere başkasıyla değiştirilmiş karaciğerler ve sonunda da "pıhtı!"larını aldırmış sağlıklı bireyler olarak çıkıyorlar dışarı. -yazarımsının notu: "Pıhtı!" olayını düşünüyordum ilk sezonun yarısına kadar izlediğimden beri ama böyle "pıhtı!" diye yazarken G.O.R.A'vari bir "tahta!" sesiyle seslendirince, daha çok sevilebileceğini farkettim.-

Genellikle herhangi bir hastalığın varlığını öğrenince ya da kendinizi etrafı 3 tarafı hastalarla çevrili bir insan evladı olarak hissediyorsanız; üzgünüm ama kesin siz de sağlığınızın bozuk olduğunu düşünmeye başlayacaksınız, ardından da "mutlu!?" son: bir hastalık gelmiş sizi de bulmuş.
Yine House M.D. dizisinden öğrendiğim kadarıyla, hastalar bazen "multiple organ failure" (çoklu organ iflası) yaşayabiliyorlar. Bir nevi; "bu adamdan artık bi b.k olmaz" durumu.
Ben bunları niye düşünmeye başladım ki; hemen anlatayım. 
Bence ben çürüyorum.
Bildiğiniz çürümek yani. 
Bu dönem o kadar çok incik cincik hasta oldum ki; kendi kendimi şaşırtabilme şerefine eriştim. Sakarlıklarım da cabası.

Baştan başlamak gerekirse, -baştan dediğim, aklıma gelen yerinden yani- baş dönmesi yaşıyordum bir gün, sonra bunun boyun ağrılarım ve migrenimle alakalı olabileceğini arkadaşım tarafından düşündürülmeye başladım. -House M.D izlemeye başlamam da bu zamanlara rastlar, ne tesadüf, değil mi?- Sonra yok kireçlenme, vertigo, boyun fıtığı, bel fıtığı ve bilimum omuriliğime yakın yerlerde olabilecek diğer fıtık türevlerini araştırmaya başladım. Bu araştırmalar sırasında bahar tatilindeydik ve kütüphanedeki işime gitmiştim ve kütüphaneyi patronumla birlikte kaparken, kocaman döner-kapıları (revolving doors: çok metaforik bir imge) kilitliyorduk ki, eli dudağıma çarptı, dişimin dudağıma girmesi sonucu dudağım patladı, gözlerimden yaş geldi. O sırada ağır migrenden ötürü ayakta zor durduğum gerçeğini de dipnot olarak düşüyoruz.

Tam dudağım geçti, önemsiz filan diyordum ki; baş parmağıma sıcak sir döküldü ve yandı. Birkaç gün de onunla cebelleşmenin ardından, boyun-omuz-sırt-bel bölgemdeki, ayakta durmamı zorlaştıran ağrıların sebebinin kireçlenme olabileceğini buldum internetteki sağlık sayfalarında sörf yaparken. Sırt ağrılarımın hayatımı etkilemeye başladığı sıralarda bir de shuttle'da düştüm ve shuttle'da düşmüş ilk öğrenci statüsünden beni okul tarihine geçirmeye karar veren okul yönetimi, durumumu vak'a çalışması (Shuttle'da nasıl düşülür ve şoför pispis bakıp bu durumda niye özür dilemez?)olarak "URAwareness" derslerinde işlemek üzere müfredata koydu.Neyse.
Kireçlenme gerçeğiyle barışmıştım ve bir gün kambur olsam da çok çirkin olmayabilirim hayallerine dalmıştım ki; kulağımın ağrısıyla yeryüzüne geri döndüm.

Hani birisi gelip "şaka" amaçlı kulağınızdan öper ve kulak o sırada garip bir sızı, ağrı ve çınlamayla sarsılır ya? Hah işte, ordaki çınlamayı atıp, yutkunurken boğazınızla kulağınız arasındaki bağların titreşimi hissini getirin. Kulağım aynen öyle şu anda. 

Sırada ne olacağımı çok merak ediyorum. 
Belki de House M.D. benim gibi hastalık hastaları için iyi bir fikir değildir.

Share/Bookmark

3 comments:

Fatih Altay said...

:( Geçmiş olsun tuçe..

işe bu kez bilimsel yaklaşma git kurşun döktür nazara karşın :)

Talisman said...

Ovv ovv ovvv.. Çok fena.
Öncelikle çok geçmiş olsun.
Ben de hastalık hastasıyım ilaveten House md hastasıyım. Ağır hasta hem de. Gerçekten dizinin etkisi olabilir. Bir de Obsessive Comp. le ilgili postuma yazdğın yorumu da dikaate alarak demek isterim ki blki zihnin "takılan" bir zihindir. Böyle bi zihin cinsi var bence, yani zihin birşeylere takılmak ve detayları işlemek durumunda bazen takıntılı aşık oluyo insan karşı cinsten birini detay detay işliyo zihninde, bazen günlük hayatı, bazen iş hayatını bazen de sağlığı. Sana tavsiyem zihnine başka bir yem ver, takılacağı başka mecra yani, sağlığı bıraksın ona sarsın. Saçma mı oldu bilmem ama ben böyle analiz ettim durumu.
Sevgiler.

Ms. Parilda said...

Aslında olabilir bak, haklısın. Hiç bu yönden bakmamıştım, voow diyorum :)

Related Posts with Thumbnails

Arşiv