Çoğunuza kıl oluyorum, elimde değil II.

Wednesday, June 3, 2009 | |

Hazır laf "kıl olmak"tan açılmışken devam edeyim. İtiraf ediyorum, etrafımdaki herkese -bazılarına sürekli olmak üzere- dönemsel olarak kıl oluyorum ve bunu genellikle belli ediyorum zaten. Çünkü bir insanın her şeye ve herkese çok candan, çok sevgili, çok toleranslı, çok süperdüper sevimli-arkadaş canlısı olabileceğine inanmıyorum. Az önceki tanım kategorisine girebilecek kişilere zaten daimi bir nefret durumum var içimde, özenle beslediğim. Bir insan herkesle aynı konuşabiliyorsa ya beyninde bir engel vardır, ya da yalancı-utanmaz arlanmaz riyakar-ikiyüzlünün tekidir. Bir insanın herkese aynı tepkileri vermesi mümkün olamaz, aynı toleransı göstermemelidir, aynı gülümsemeyi, sevgiyi, aşkı, tutkuyu ve türevi güçlü -ya da zayıf- duyguyu veriyorsa, ben o kişiden korkarım. Doğru ya da yanlış; çevremdeki insanlara bu konu hakkında genellikle savunma ihtiyacı hissetmesem de, gerekli olduğu anda tek bir cümlem var, ayrıca bu hayat felsefelerimden biri.

Eğer sadece bir "tanışıklık"la, "arkadaşım"a aynı içtenliği veriyorsam; o zaman arkadaşım olanın farkı ne benim ruhumda?

Tabii bu içtenlik ve iyilik konusunda ihtiyacı olanlar ve her türden ayrımcılığa uğrayanları grup dışı tutuyorum. Bahsettiğim götübaşıherboku denk tanışıklıklar. Ve diyelim gönüllülük yapıyorsunuz bir yerde, veyahut bir doktorsunuz vs vs. Yardım ettiğiniz, içinizden bir şeyler verdiğiniz kişilerin bunu sizin yaptığınızı bilmek ve sizi sevmek -icabında isteğinize göre yolunuza pavlov köpekçikliği yapmak- gibi bir zorundalıkları yok. Zaten siz bu zorundalıkları olduğunu düşünüyorsanız, yapmayın bir şey, susun evinizde oturun kendinizle. Kötü davranmak da değil bahsettiğim ayrıca, bildiğiniz herkese "yavrum, bebeğim, ah canım, ciğerim, anam, vah kıyamam dana kadar olmuş sana..." şeklinde yaklaşanlar grubu.

Ayrıca beni gerçekten herkes sevmesin, istemiyorum. Ben herkesi seviyor muyum? Yoo. O zaman onlar da beni sevmesin. Herkes seviyorsa, demek ki kişiliksizin dik alası bir insanı olmuşum ben ki, her damara ayrı şerbet verebiliyorum. O zaman ben de bulayım cezamı.

Gün geliyor insan annesine bile feci derecede kıl oluyor, düşünsenize. Kadın sizi dünyaya getirmiş ve hala üzerinize titriyor, sizde bir çalım, bir hava. Ben de yapıyorum yani, hiç "yapmıyorum, annem en kıymetlim, susuyorum oturuyorum" deme gibi bir terbiyesizliğe girişmeyeceğim. İnsanoğlu denen yaratık, kendisi için öyle "temel" bir insana bile kıl olabiliyorsa, başkalarına haydi haydi olur, işin özeti. Olmuyorsa, olmadığını farkediyorsanız; "kaçın."

Ha ama itiraf etmek güzel oluyor. Geçen yaz bir gün balkonda oturuyorduk mesela anne-kardeş-ben üçlüsü olarak ve ikisine de bazen onlara feci sinir olduğumu itiraf etmem, inanılmaz rahatlatıcı bir andı. Ardından kardeşim de döküldü, sonra annem de; "hele ben, ikinize ne kadar kıl oluyorum bazen bir bilseniz" şeklinde bir yaklaşımla, kahkahalara boğan bir climax yaşatmıştı bize. Hey gidi günler.

Bu yazı da biraz amaçsız oldu, idare ediverin.

Share/Bookmark

1 comments:

eğreltiotu said...

part ikiyi bu kadar çabuk beklemiordum işin açığı.
ahh düzenli olarak 1-2haftadır okuorum bu biloğu ve neredeyse takip ettiğimden beri her değindiğin konu beynimi bir süre meşgul etmiş konular oluyor. herkese ince olmakla herkese arkadaş gibi yaklaşmak arasında fark var bence. şahsen ben herkesi sevemiorum hatta diğer insanlara göre daha fazla kriter koyuyorum bu duruma. meali: daha çabuk bişileri sezip, görüp daha net nefretler yaşayabiliorum. sonra kendimden de nefret edebiliorum bazı insanlara nasıl değerler biçmişsin kafasızsın diye. soonra daha fazla kritere başvuruorum. ama dediğim gibi ince olmak başka. insanları ilk çare kırmaya çalışmamak, bundan keyif almamak, yaptığın zaman anlamsız bi vicdan azabına bürünmek.
hülasa, birilerini sevmedim, sevemedim ya da birilerine kıl kaptım diye her fırsatta onları yağlı kazığa oturtacağıma onlardan uzaklaşmak daha mantıklı gelior bana.
haa kimileri de var ki o lafları işitmeden yoluna devam etmiyor, o zaman da tüm vicdanımı gömüp anladığı dilden konuşuorum.

gerçekten nabza göre şerbet vermeyen biriysen kıl kapmak çok basit bi şey haline gelior.

Related Posts with Thumbnails

Arşiv