"Show must go on" buyurdu ekonomik veriler

Wednesday, December 16, 2009 | |


Kuşe kağıda baskılı tavırlarda, işsizlik popüleritesini konuşturuyor. 13.4. 13.4 olmasına 13.4 de, unutulan bir şey var; gerçekle pek de bağdaşmaması. Neye göre 13.4? İşkur kayıtlarına, ortalama istatistiklere, sgk kayıtlarına göre. Kaçımız kayıtlı işkur'a? Mesela tam gün işsiz olan ben iki kere yok sayılma adayıyım.
1. İşkur'a kayıtlı ( kariyer.net-yenibiris.com'a kayıtlı olmak sayılmıyor), resmi bir 'işsiz' olmadığım gibi,
2. Umutsuzluk sebebi ile iş aramayı da bırakmam sebebiyle 'siz' gücünde bile istatistiki bir 1 puan oluşturamam.

İkinci 'işsiz' bile olmaya değer görülememe mertebesinde ise, kayıtsızlık durumu bulunuyor. Türkiye'de kayıtsız iş-li oranı, tüik verilerine göre yüzde 46.9. İşsizliğinin yüzde 2si ile bakkal borcunu, geri kalanın binde 12siyle banka kredisini ödeyemeyen ve boş boş gezmek durumunda kalan Mehmet Amca'nın akıbetini soran yok. Sonuç itibariyle, ahalice bir işsiz berber, bir işsiz kalfaya, gel beraber kayıtsız işçi çalıştırıp, bari sigorta priminden yırtalım, demiş.

Bununla da bitmiyor. Ola ki işsiz ve işli gibi görünen işsiz kesim umutlanmaya kalkar diye de, Sanayi ve Ticaret Bakanı'nın sözleri bulunuyor: 2010, 2011, 2012 hep böyle işsiz kalacaksanız, diyor. En azından gerçekçi. Dipdiri gençlerimiz 3'er çocuk doğurup, evlerinin kadınları ve adamları olarak yaşayadursunlar; Türkiye Psikiyatri derneğinden Doç. Dr. Burhanettin Kaya durumun vehameti üzerine konuşup, artan intihar eğilimleri ve alkolizmle ilgili uyarılarda bulunmuş.


Siz de yukarıda anlatılanların tümüne ya da bir bölümüne kendinizi ait hissediyorsanız, aramıza hoş geldiniz. Acilen örgütlenip, bir şeyler yapma gerekliliğimiz dahil, Psikiyatri Derneği tavsiyelerde bulunmuş. Buyrun beraber inceleyelim.

1. En başta, iş aramaya mutlaka devam edin. "Nasılsa bulamam" deyip, hemen umutsuzluğa kapılmayın.
Demesine güzel demişler amma velakin, her gün iş bulma siteleri üzerinden beş, on başvuru yapıp; hiç cevap almamak, biteviye cevap beklemek, ret cevapları ya da pozisyona alım durdurulması haberleriyle karşılaşmak, bir noktadan sonra iş arayıcısında daha kötü bir yıkıma sebep oluyor. En azından cevap beklemenin yükünü ve olumsuz cevapların ağırlığını biraz olsun atabilmek için, aramayı bırakabiliyor. Kişisel yıkıma götürme olasılığı olsa da, bu böyle. Her gün bir adım daha umutsuzluğu beklemektense, acıyı kısa kesmeye çalışıyor insanlar. Çok da tabii değil mi allahaşkına?

2. Etrafınızda işsizlerle bir araya gelin, örgütlenin.
Örgütlenip, işsizliğinizi daha çok sorgulayıp, varoluşsal sorgulara daha çok girin. Militarist yaklaşımlarla sokağa dökülmekten, izinsiz "işsiziz biz, iş istiyoruz" pankart ve dövizleri eşliğindeki yürüyüşlerden kaçının. Polis copunu aklınızdan çıkarmayın. Yalnız örgütlenmenin şöyle kötü bir etkisi olabiliyor; örgütten biri olur a iş bulursa, davaya hakaret kapsamında ele alınıp, diğer örgüt üyelerinde psikolojik tahribatlara yol açabiliyor.

3. Çalışıyormuş gibi yapın. Sabahtan akşama kadar evde oturmayın.
Dışarı çıkıp, olmayan paralarınızı harcıyormuş gibi yaparak bu aktiviteye devam etmeniz de mümkün. Çalışıyormuş gibi yapın, kendinizi kandırın. Hayır efendim, çalışıyormuş gibi yapmayın. Eğer önceden zaten bir işiniz vardıysa, senelerce kayıtlı kayıtsız eşek gibi kapitalizme pompa işlevi yapma ödülü olarak görün bunu ve tüm gün yatın.

4. Sabah erken kalkın, giyinin, kendinize bakın.
Tüm kadın dergilerinde de, sanki her şeyin ilk çözümü buymuş gibi karşımıza çıkan bu tavsiyeyi esefle kınıyorum. Biz zaten güzel ve yakışıklıyız. İşsiz olduğumuz çirkin olduğumuz anlamına gelmez, gelse de sizi alakadar etmez. Sabah pijama zevki, uyuşukluğu ve karamsarlığıyla da bittabi idare edebiliriz.

5. Sürekli evde oturmayın, sosyal hayattan kopmayın.
a. Bunun için para, dolayısıyla bir iş ya da üzerine konacak bir anne-baba parası sahibi,
b. Sosyalleştiğiniz arkadaşlarınızın 'beleşçi' yaftalamasını kaldırabilecek kadar geniş gönüllü
olmanız gerekiyor.
Bu şıkları beğenmezseniz, okuldan kaçan kumarcı ilköğretim ve liselilerle birlikte daha da coşan, geleneksel ve emektar, işsiz ve tembellerin gözünün nuru, sosyalleşme mekanı olan mahalle kıraathaneleri bulunuyor.


Özetle seçip, beğenip, gönül rahatlığıyla alabilirsiniz.

Artık işsizim diye üzülmeyi bırakıp, işsizlikten zevk almaya bakın; tüm veriler de bunu söylemiyor mu zaten?

Share/Bookmark

3 comments:

deryik said...

kentteki genç nüfus işsizliği %25 mi ne oldu sanırım.

aslında kayıtdışı istihdam, bu 13.4 oranını daha aşağıya çekebilir, eğer derdimiz "çalışanlar"ı saymak ise.

tabii "geçinmek" de mühim, ölçülebilseydi. o zaman "işi varsa geçiniyodur" ezberinden uzak, gerçekçi ölçümler yapılır, asgari ücret üzerine kafa patlatılırdı.

gülş said...

tuzu kuru akıl satıcılara nasıl sinir oluyorum var ya belli değil. her gün dışarı çıkınmış lafa bak. bugün sokağa adımını attığın anda cebinden minimum 10 lira gidiyor hiç bir şey yapmasan bile, bunun istanbul standardı ise 20 lira. ne ediyor ayda minimum 300 maksimum 600 lira. yaş olmuş yirmidört hala bekliyorum babam hesabıma para yatırsın diye bunun utancı yetmiyor bir de, işin yok gücün yok bari para biriktir ama nerde sende o disiplin imaları ve hatta direkt serzenişleriyle de mi karşılanayım?

örgütleninmiş. insanlar durakta otobüs neden hala gelmedi diye sızlanan emekli amcaya bile 'anarşist manyak şuna bak' bakışları atarken biz üstelik bir de yüce hükümetin en istemediği evlatları olarak sokağa dökülecek mişiz öyle mi?

iş aramaya devam et'miş! hakikaten buna deli oluyorum. plazalarda çalışıp msn'e giren sözde arkadaşlarımın tribi. "aslında çok açık pozisyon var canım ya sen pek bakmıyorsun galiba" yok bakmıyorum ben ya. ilgimi çekmiyor. 17 ve 23 kasımda iki görüşmeye gittiğim ve pozisyonla ilgili 1 haftada karar vereceklerini belirten şirket beni dün aradı o da iki kez telefon etmemin sonucunda. 17 aralık evet. tam bir ay sonunda. "çok teşekkür ediyoruz ama üzülerek bildiriyorum efendim, bu pozisyon için sizi uygun görmedik" benimse yüzümde güller açtı, beni muhatap aldılar da telefon ettiler diye.

kusura bakmasınlar da o beş maddeyi alıp bir yerlerine monte edebilirler.

tuğçe postunun altına sinir kustuğum için de özür diliyorum ama işsizin halini işsiz anlıyor sanırım bak örgütlendik bile :)

Ms. Parilda said...

deryik ; evet öyle. Yani her 4 gençten biri işsiz. Hadi ben tuttum bu işsizliği, siz 3 ünüz gidin iş bulun rahat rahat gibi bi tepki veresim geliyor ara ara. Köşe kapmaca gibi.

Kayıtdışı istihdam 13.4'ü aşağı çekebilir de, artırabilir de. Hani etkisi belirsiz bir veri aslına bakarsan. Yani kayıtsız çalışan bi sürü adamın, resmi olarak iş arıyor olduğunu pek düşünmüyorum, belki bir bölümü. Ama şu da var, kayıtsız çalışan adam, işi olduğunu düşündüğünden, iş-kur'a iş arıyor kaydını yaptırmayı birincil olarak düşünmez, kayıtsız işi de elinden gidene kadar bekliyordur bana sorarsan. Bari bu var, aman o da gitmesin korkusu.
Geçinmek ölçüsü diye bi şey olsa, yüzde 72.7 filan çıkardı. Aldığınız 500liranın boğaz tokluğuna çalışsak da mı sürünsek, çalışmasak da mı sürünsek endeksi.

gülş; "örgütlü olarak inildeyin ama fazla da inildemeyin,mümkünse minik gruplar, yavaş yavaş hadi canım." Şahsen ben dışarı çıkmıyorum, kitap almaya utanıyorum masraf olaca diye. Bi dersanede en azından etüt yaptırayım dedim, o bile olmadı, düşün. Bankada çalışmayı reddettiğim için hakediyorum bu beklemeyi, teyzemlere sorarsan.
Bi de içine sinmedi diye kabul etmeyince de, "ee sen de aranıyorsun" oluyor. O yüzden bıraktım, aramıyorum. Kendi kendime girişeceğim.

Related Posts with Thumbnails

Arşiv