Toprağın kustukları...

Saturday, December 12, 2009 | |


Hepiniz hatırlar ve bilirsiniz, yüzlerce kez defterlerimize ev ödevlerinde yazdırıldığımız, istiklal marşı mısralarını.

Bi mısra şöyle der misal:
'Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!'

Artık toprağı bile 'para' amaçlı olarak, Zeki-Metin filmi havasında define bulmak için sıkıyoruz. Ve kazıp, sıktıkça toprağı, faili meçhul kemikleri çıkıyor. Bir nevi şüheda; bu kez ne'den kurban edildiği belirsiz.


Şanlıurfa Suruç'ta define ararken, 15 yıldır kayıp olarak aranan Mustafa Saygı'ya ait kemiklerin bulunması haberi için de; şuraya.

Share/Bookmark

2 comments:

ikinehir said...

kabus dedim dün yorumda, derya kabus olsa biterdi uyanırdık dedi.. başka birşey bu tuğçe.. başka bir yara, bela..

Ms. Parilda said...

Kabus olmasını dileyecek durumdayız. Çöplüğün Generali'ni okudun mu bilmiyorum ama garip bi şekilde ona benziyor, çok ürkütücü. Umutla bakamıyorum, çünkü neyi önce umut etmem gerekli sıraya sokamıyorum...

Ve en kötüsü inanıp, inandıklarını bağıracak adam yok. Bekleyiş, sürekli..

Related Posts with Thumbnails

Arşiv